GEÇİŞ
Rachel Cusk bize bir sıralı olaylar dizisi vadetmedi. Benim de bu kitap hakkında hissettiklerim ve düşündüklerim onun tarzıyla örtüşür durumda. Sayfalarında rastladığım cümlelerden başlayıp bu okumanın aylar öncesinde hafifçe şekillenen dağınık düşüncelerimi şimdi bu kitabın bitişiyle bir araya ancak getirebiliyorum. Geçiş’in bende araladığı iki kapı oldu. Burada kitap üzerine yoğunlaşmak yerine bana düşündürttükleri üzerinden ilerleyeceğim. Kitabın ilk çeyreğinde başkahraman Faye bize bir kuaför bölümünde özgürlükle ilgili düşüncelerini açıyor. Özgürleşen insanın çoğunlukla özgürleştiği şeyden sonra hemen onun bir başka versiyonunu bulmaya eğildiğini söylüyor. Kuaför bölümünün bana asıl sorgulattığı şeyse özgürlüğün yarattığı eylem alanına karşı tutunduğumuz tavırlar, ve gerçek özgürlüğü ne sıklıkla kazanabildiğimiz. Özgürlüğü zihnimde kademelerle ilerleyen bir süreç olarak şekillendiriyorum. Önce kişi kendini kısıtlayan ve kurtulma...