Kayıtlar

düşünceler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

GEÇİŞ

     Rachel Cusk bize bir sıralı olaylar dizisi vadetmedi. Benim de bu kitap hakkında hissettiklerim ve düşündüklerim onun tarzıyla     örtüşür durumda. Sayfalarında rastladığım cümlelerden başlayıp bu okumanın aylar öncesinde hafifçe şekillenen dağınık düşüncelerimi şimdi bu kitabın bitişiyle bir araya ancak getirebiliyorum. Geçiş’in bende araladığı iki kapı oldu. Burada kitap üzerine yoğunlaşmak yerine bana düşündürttükleri üzerinden ilerleyeceğim.      Kitabın ilk çeyreğinde başkahraman Faye bize bir kuaför bölümünde özgürlükle ilgili düşüncelerini açıyor. Özgürleşen insanın çoğunlukla özgürleştiği şeyden sonra hemen onun bir başka versiyonunu bulmaya eğildiğini söylüyor. Kuaför bölümünün bana asıl sorgulattığı şeyse özgürlüğün yarattığı eylem alanına karşı tutunduğumuz tavırlar, ve gerçek özgürlüğü ne sıklıkla kazanabildiğimiz. Özgürlüğü zihnimde kademelerle ilerleyen bir süreç olarak şekillendiriyorum. Önce kişi kendini kısıtlayan ve kurtulma...

h(üzün)tü

hüzün’lere gizli bir hayranlık beslemem üzerine acı ve ağrı arasındaki bağla aynıdır üzüntü ve hüzün arasındaki. üzüntü parlayıp söner, hissettirir varlığını, bir etkisi, görünürlüğü vardır. sahibinin bir yerindedir ve orada olduğu için önemlidir bir anlamda. umursanan bir yapısı vardır, zihni ele geçiren. çözülmesi, çözümlenmesi, çözümü muhakkak aranması ve bulunması gereken bir hastalık yahut hastalıklı bir düşünce gibidir. hüzünse mütemadiyen her yerdedir. koldan gövdeye kök salar gibi derinden hükmünü ilan eder. sözsüz ve sessiz bir hükümdür bu. görünmez, konumlanamaz bir hâli vardır hüznün. biçimlendirilmesi emek ister. biçim verildiğinde kendini dönüştürecek, yeni formlara sokacak, varlığını her zaman farklı bir zihin yapısıyla besleyerek var olacaktır. hüzün bir evlat gibi bağrına sokulandır. bir parçan gibi içinden, özündendir. kalbi yormaz, onun sahibidir artık. üzüntüyse yıpratır bedeni. fiziksel bir yıpranış gibi acılıdır. yaralar açar, kabuk bağlar, kanar ve kurur. hüzün bi...